Anasayfa I Klazomenai'den Haberler 1 I Klazomenai'den Haberler 2 I Klazomenai'den Haberler 3 | Klazomenai'den Haberler 4 |  Klazomenai'den Haberler 5 | Klazomenai'den Haberler 6 |  Klazomenai'den Haberler 7 | Klazomenai'den Haberler 8 | Klazomenai'den Haberler 9Klazomenai'den Haberler 10

KLAZOMENAİ'DEN  HABERLER   9

Aralık 2003

 

            Sevgili Dostlarımız ve Destekçilerimiz,

Klazomenai kazısının 25. yılını kutladığımız 2003 yılı kazı kampanyası 10 Temmuz-5 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Çeşitli sıkıntılara rağmen kazımızı kesintiye uğratmadan 25. yıla ulaştırmanın sevinç ve gururunu yaşamakta, bunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duymaktayız. Bu uzun serüvende her zaman yanımızda olan ve zorlu çalışmalarımızda desteklerini esirgemeyen siz dostlarımız ve destekçilerimize sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.

            2003 yılı kazı çalışmalarımız iki sektörde yürütülmüştür. Ayrıca, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da seramik buluntularımızın restorasyon çalışmaları ve yayın çalışmalarımız devam etmiştir. Bunun yanı sıra kazı kampüsümüzün geliştirilmesi ve eksiklerinin tamamlanmasına yönelik çalışmalar da gerçekleştirilmiştir.

            Kazı çalışmalarımızın ilki Protogeometrik döneme ait yerleşim izlerinin araştırıldığı Kaya Elmalı Tarlası sektöründe, Arkeolog Melike ZEREN başkanlığında yürütülmüştür. Bu sektördeki çalışmalar, 1998 yılında apsis planlı bir Protogeometrik evin açığa çıkarılması ile başlamıştı. Bunun yanı sıra 1999 yılından bu yana alanda yapılan genişleme çalışmalarında bir diğer Protogeometrik yapının daha kalıntılarına rastlanmıştı. Bu yılki çalışmalarda ise bu ikinci yapının tamamını açığa çıkarmak amaçlanmıştır. Bu nedenle çalışmalar alanın güneyinde yoğunlaştırıldı. Ancak, ilk olarak M.ö. 4.yüzyıla ait yapı izlerine rastlandı. Bu kalıntılar, önceki yıllarda alanın kuzeyinde açığa çıkarılan bazı duvar kalıntıları ile birlikte, Limantepe höyüğü üzerinde ve yakın çevresinde rastlanan M.ö. 4.yüzyıl yerleşmesine ait ender kalıntılardandır. Daha alt seviyelerde ise Arkaik döneme tarihlenen üç yapı kalıntısı ile karşılaşılmıştır. Bu yapı kalıntılarından biri M.ö.6.yüzyılın ikinci çeyreğinden sonraya tarihlenebilmektedir. Bir sokak kalıntısı ile birbirine bağlanan diğer iki yapı ise M.ö. geç 7. erken 6. yüzyıla ait olmalıdır. Bu iki arkaik yapının arasında kalan sokak döşemesinin altına inildiğinde iki çömlek mezar ile karşılaşıldı. Buluntu durumları gözönüne alındığında bu iki mezar Geometrik döneme tarihlenmiştir. Alanda rastlanan geç dönem yapı kalıntıları esas amacı oluşturan Protogeometrik yapının araştırılmasına imkan tanımamıştır. Ancak, çalışmalar bu alanda M.ö. 4. yüzyıl ile protogeometrik dönem arasındaki tabakalanmayı izlememize ve kentin ölü gömme gelenekleri ile ilgili bilgilerimizi arttırmamıza olanak sağlamıştır.

            Bu yılki ikinci çalışma alanı Akropolis sektörü idi. Akropolis olarak isimlendirilen bu tepe üzerinde bu yıla değin herhangi bir kazı çalışması yapılmamıştı. Ancak, alanın güney yamacında yapılan kazılarda ele geçen buluntulara dayanılarak burada bir tapınak ya da bir kutsal alanın var olduğu düşünülmekte idi. Bu yılki çalışmalardaki hedef, bu tapınağın ya da kutsal alanın kalıntılarına ulaşmaktı. Bu nedenle güney yamaçta yer alan sur duvarı kalıntıları ile tepenin en yüksek seviyeleri arasında kalan terasta Arş. Gör. Bekir Özer başkanlığında kazı çalışmaları gerçekleştirildi. Dört ayrı noktada yapılan kazı çalışmalarında bu kesimde toprak seviyesinin oldukça alçak olduğu görüldü. Bu açmalardan birinde anakayaya yapılmış bir kuyu ile karşılaşılması, geçmiş yıllarda boşaltılan kuyuların sağladığı veriler düşünüldüğünde bizleri heyecanlandırmıştır. Ancak kuyunun sadece 10 metrelik bir bölümü kazılabilmiştir. Oldukça aşınmış seramiklerin yoğunlukla ele geçtiği kuyu dolgusu içinden kabartmalı bir küvete ait birçok parça da ele geçmiştir.

            Bu yıl kazı çalışmalarının yanı sıra restorasyon çalışmalarımız da sürdürülmüştür. 2003 yılı Klazomenai kazısı restorasyon çalışmaları öncelikle, 2001 yılında Akropolis Güney yamacında açığa çıkarılmış olan bir kuyunun buluntuları üzerinde sürdürülmüştür. Kuyunun en alt seviyesinde yaklaşık 1 metre kalınlığında homojen bir seramik birikintisi ile karşılaşılmıştı. Bu tabaka, kuyudan su çekmekte kullanılırken kuyuya düşen çeşitli vazoların parçalarından oluşmaktadır. Bu birikinti tabakası içerisinde birçok pişmiş toprak vazoya ait binlerce parça ele geçmiştir. Kuyunun bu malzemesinin değerlendirilmesine 2001 yılında, kuyu tamamen kazıldıktan hemen sonra başlanmış ve 2003 yılı kazı sezonu sonunda bu çalışma sona ermiştir.

            Bu malzeme grubunun restorasyon çalışmalarına öncelikle seramik parçalarının su ile yıkanıp çamur ve kirlerinden arındırılması ile başlanmıştır. Yıkanıp kurutulan seramikler daha sonra türlerine, formlarına ve tiplerine göre sınıflanmıştır. Oluşturulan her bir grup daha sonra vazo üzerindeki konumlarına göre sınıflanarak masalar üzerine yayılmıştır. Çalışmaya ilk başlandığında bu seramik parçaları yaklaşık 16 metrekarelik bir alan kaplamakta idi. Birbirleri ile olan benzerliklerine göre ilişkilerine bakılan seramikler parçalar uyuştukça geçici olarak yapıştırılmıştır. Bu süreç içinde seramik parçaları birbirleri ile bütünleşmiş ve çeşitli vazolar ortaya çıkmıştır. Üçüncü yılın sonunda kuyunun dip birikintisi içerisinde yaklaşık 80 adet bütüne yakın vazonun bulunduğu anlaşılmıştır. Bu vazoların % 60’ı, yaklaşık 2-5 litre kapasiteye sahip oinokhoelerden oluşmaktadır. Bu oinokhoelerin büyük çoğunluğu alışılmışın dışında üç kulba sahiptir. Bu tür vazolar dışında, yine aynı kapasitede çeşitli taşıma ve servis kapları yer almaktadır (stamnoslar ve bunlara ait kapaklar, küçük boyutlu amphoralar ve hydrialar ve olpeler). Dip malzemesi arasında ayrıca, 5 adet büyük boyutlu ticari amphora da ele geçmiştir. Kesintilerle birlikte yaklaşık sekiz ay süren bu yoğun çalışma sonucunda ortaya çıkarılan vazoların tümünün bütün parçalarının mevcut olmadığı gözlenmiştir. Bazı vazolar kulplarının kopması ve bağlı olduğu iple beraber yukarıya çıkması sonucu bütünlüğünü kaybetmiştir. Bazıları ise kuyu duvarlarına çarparak kırılmış ve iple beraber bir bölümü yukarıya çıkmış olmalıdır. Kırılmış ve kaybolmuş olan parçalar bazı durumlarda oldukça büyüktür. Kulpları eksik olmayan vazoların ise, ipin kopması yada ipi tutan kişinin ipi elinden kaçırması ile aşağıya düştüğü düşünülebilir. Vazoların gövdelerine ait bazı eksik parçaların ise tanınamayacak kadar deforme olduğu düşünülmelidir.

            Geçici olarak yapıştırılmış olan ve eksik parçaları bulunamayan vazolar aseton ile yapıştırıcının çözülmesi sonucu açılıp temizlenmiş ve yeniden yapıştırılmıştır. Gerekli görülen durumlarda eksik kısımlar alçı dolgu ile tamamlanmış ve akrilik boyalarla renklendirilmiştir. 2002 yılında beş, 2003 yılında 14 vazo tümlenmiş olarak İzmir Arkeoloji Müzesine teslim edilmiştir.

            Bu çalışmalar Ege üniversitesi, Arkeoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Kozan Uzun denetiminde, Restoratör Sema Yüksel, Restoratör Neslihan Akbulut, Ankara Üniversitesi, Başkent Meslek Yüksekokulu, Restorasyon ve Konservasyon Programından stajyer Bengü Aykaç ve Nurcan Kalaycıoğlu’nun katılımı ve eşsiz destekleri ile gerçekleştirilmiştir. Kuyunun hangi malzemeler ile dolmuş olduğunu anlamak üzere gerçekleştirilen bu uzun çalışma, titizlik ve sabır gerektiren restorasyon çalışmalarının arkeoloji için ne denli önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

            Bunun yanı sıra, 2003 yılında açığa çıkartılan diğer buluntuların restorasyon çalışmaları da yürütülmüştür. Buluntular arasında Kaya Elmalı sektöründe ele geçen ve mezar olarak kullanılmış iki mutfak kabı yer almaktadır. Ayrıca, Akropoliste yapılan kazı çalışmalarında açığa çıkartılan ve yukarıda kısaca değinilen kuyunun içerisinden ele geçen kabartmalı ve boyalı banyo küveti parçalarının temizlik ve konservasyon çalışmaları da büyük bir titizlikle gerçekleştirilmiştir.

Klazomenai kazı ve araştırmaları öncelikli olarak, kazısı tamamlanmış olan sektörlerin yayın yolu ile bilim dünyasına tanıtılması ve bu sektörlerde elde edilen bilgilerin paylaşılmasını amaçlamaktadır. Bu amaca yönelik olarak seçilen ilk sektör, kazı çalışmaları tamamlanmış olan ve yukarıda kısaca sözü edilen Akropolisin güney yamacında yer alan atölyeler bölümüdür. Doç.Dr. Yaşar E.Ersoy denetiminde gerçekleştirilen yayın hazırlık çalışmaları (eserlerin çizimi, fotoğraflanması ve dökümantasyonu gibi) 2003 yılı kazı kampanyasında tamamlanmıştır. Söz konusu yayının kütüphane çalışmaları ve kaleme alınma aşamasının 2004 yılı kış aylarında tamamlanması hedeflenmektedir. Sözü edilen yayın İngilizce olarak hazırlanmaktadır.

Kazı çalışmalarına Ege Üniversitesi Arkeoloji Bölümünden Arş.Gör. Bilge Hürmüzlü, Trakya Üniversitesinden Yrd.Doç.Dr. İsmail Fazlıoğlu ve Arş.Gör. İlkan Hasdağlı, Arkeolog Günsel Özbilen, Ege Üniversitesi, Klasik Arkeoloji Bölümü lisans öğrencileri Aslıhan Kopal, Berna Ünlü, Polat Ulusoy, Başak Güneş, Barış Yener, Özgün Alpdoğan katılmışlardır.

Didyma kazı başkanı Prof.Dr. Andreas Furtwängler, Atina Alman Arkeoloji Enstitüsü Başkanı Prof.Dr. Wolf Dietrich Niemeier ve bayan Barbara Niemeier, Dr. Philip Brize, Prof.Dr. Tekla Brize, Prof.Dr. Aliki Moustaka, Samos kazı başkanı Prof. Dr. Herman Kienast, Prof. Dr. C.W. Neeft, Prof.Dr. Coşkun Özgünel, Doç.Dr. Ünsal Yalçın kazı evimize konuk olarak 25. yıl coşkumuzu bizlerle paylaşmışlardır.

2003 yılında kazı evimizle ilgili düzenleme ve geliştirme çalışmalarımız da devam etmiştir. Bu nedenle ilk olarak bir kazı evinin temel birimlerinden birisi olan depo ve arşiv binalarının podyumları inşaa edilmiştir. En kısa zamanda üst yapılarının da inşaasına başlanması hedeflenmektedir. Ayrıca, kazı kampüsünün sınırları içerisinde yer alan Cumhuriyetimizin ilk yıllarında inşaa edilmiş ilkokul binasının restorasyon çalışmaları başlatılmıştır. Orjinaline sadık kalınarak gerçekleştirilen çalışmalar halen devam etmektedir. Bunlar dışında kampüs içinde bulunan ve restorasyon laboratuvarı olarak kullanılan ikinci okul binasının da tamir ve bakım çalışmaları gerçekleştirilmiştir.

Klazomenai kazısı 2003 yılında T.C. Turizm ve Kültür Bakanlığı, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü (DÖSİM) ve ana sponsorumuz Inter-Gen Enka’nın sağlamış olduğu maddi kaynaklar ile gerçekleştirilmiştir. Tüm bu kuruluşlara kazımıza ve kazı evimize sağlamış oldukları desteklerden dolayı teşekkürlerimizi sunarız.

2004 yılında yeniden buluşmak dileğiyle.

 

Prof. Dr. Güven Bakır

Kazı Başkanı

 

 

Resim 1 ve 2. Kaya Elmalı Tarlası Sektöründeki M.ö. 4. yüzyıl ve arkaik dönem kalıntıları. Mezar olarak kullanılmış
                         geometrik dönem çömleğinin restore edilmiş hali.

Resim 3. Akropolis'teki kuyu çalışmaları

Resim 4. Akropolis kuyusunda ele geçen banyo küvet parçası. Dans eden kadınlar. M.ö. 6. yüzyıl

Resim 5. Akropolis kuyusunda ele geçen banyo küvet parçası. Atlı araba tasviri. M.ö. 6. yüzyıl

Resim 6. Akropolis'te 2001 yılında kazılan kuyuda ele geçen vazoların restorasyon çalışmaları

Resim 7. Akropolis'te 2001 yılında kazılan kuyuda ele geçen vazoların restorasyon çalışmaları ve tümlenmiş vazolar

Resim 8 ve 9. Akropolis 2001 kuyusunda ele geçen üç kulplu oinokhoe ve hydria.

Resim 10. Didyma kazı başkanı Prof.Dr. Andreas Furtwängler, Prof.Dr. Aliki Moustaka ve Prof.Dr. Güven Bakır.
                   Klazomenai Kazı Kampüsü.

 


Anasayfa I Klazomenai'den Haberler 1 I Klazomenai'den Haberler 2 I Klazomenai'den Haberler 3 | Klazomenai'den Haberler 4 |  Klazomenai'den Haberler 5 | Klazomenai'den Haberler 6 |  Klazomenai'den Haberler 7 | Klazomenai'den Haberler 8 | Klazomenai'den Haberler 9Klazomenai'den Haberler 10